İngiltere'de Yaşamak,  Motivasyonla Gel

Konfor Alanının Dışına Çıkmak Ya Da Çıkmamak

“Yaşadığınız hayatın akıp gitmesine izin vermek sorumsuzluktur. Gününüzü yaratmak, sizin kutsal hakkınızdır.” •Ramtha

 

İngiltere’ye taşınalı bugün tam 1 ay oldu. 1 ayı şöyle gözümün önünden geçiriyorum da; iyi ve kötü diye kategorilere ayırabileceğim onlarca tecrübe edindim. Ediniyorum.

İngiltere hakkında yazdığım ilk yazıda “Dünyaya Yeniden Gelsem Yine Bu Hayatı Mı Yaşamak İsterdim? diye kendimi sorgularken, bugün konfor alanının dışına çıkma fikri ile doluyum. Başlangıçta korkutucu olsa da zamanla yerini inanılmaz bir özgürlük hissine bıraktığını tecrübe ettiğimi gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

1 ayda neler oldu?

  • Her sabah bol yeşilin olduğu bir yerde kuş seslerine uyandığım bir eve yerleştim.
  • Bir sürü yeni yer keşfettim.
  • Parklarda ilk kez bu kadar fazla zaman geçirdim.
  • İlk kez bu kadar çok ‘thank you’ deyip, tanımadığım insanlara gülümsedim.
  • Çokça şaşırdım.
  • Ve çokça evraksal işleri tamamladım.
  • Kendi şirketimi kurdum.
  • UK içinde kullanmak üzere personal ve business banka hesaplarımı açtım. (Bunu inanılmaz abartmışlardı, benimki niye bu kadar kolay oldu hiç bilmiyorum)
  • Şirketimin web sitesini tasarladım, yayına aldım
  • Sosyal medya hesaplarını aktif hale getirdim
  • 2 tane proje sunumu gönderdim
  • İlk faturamı kestim!
  • Yarın Melanie ve Jenny eve ziyarete gelecek onlara Türk kahvesi eşliğinde Burcu’nun browniesinden yapacağım :)))

Negatif düşünceleri, pozitif düşüncelerle yer değiştirirseniz pozitif sonuçlar alırsınız • Buddha

Ve daha bu listeye girmeyen, küçük büyük onlarca tecrübe… “Hiç mi aksi giden bir şey olmadı, hiç mi enerjin düşmedi be İmge?” diye sorarsanız; en çok ruh hali değişim döngüsünü bu dönemde yaşadığımı itiraf edebilirim. Ama hiç ağzımdan “benim burada ne işim var?” lafı çıkmadı.

Yaşadığım tüm negatif duyguları uzatıp hayatıma yerleştirmek yerine, geçici bir his olduğunu kabul edip bir sonraki adıma odaklandım. Negatifi konuşmak her zaman en kolayı. Ben zor olanı seçmeyi tercih ettim.

Ne zaman zihniyetimi iyileştirmeye başladım, işte o zaman hayatımda değişimlere tanık oldum. Bu yüzden enerjimi düşürecek her şeyden uzak kalmaya, maruz kaldığımda ise onları yaşamımın bir parçası haline getirmemeye özen gösteriyorum.

Yeni bir hikayeye başladım ve bu yolculukta zihnimde “ Acaba ne olur?” “Hayal ettiğim gibi olmazsa ne yaparım?”, “Ya başaramazsam” gibi sorulara yer vermiyorum. Sadece yapabileceğimin en iyisini yapmak için her gün daha çok çalışıyor, araştırıyor ve çabalıyorum. Ben sonuca değil, olduğum yola odaklanmayı ve sürece güvenmeyi seçiyorum. Hal böyle olunca, konfor alanının dışına çıkmak kimileri için güç, kimileri için korkunç, kimileri için imkansız bir duygu hali olsa da benim için şu an ‘ÖZGÜR OLMAYI’ ifade ediyor.

30 yıldır ilk kez kendimi bu kadar özgür hissediyorum. Halletmem gereken onlarca sorumluluk kimine göre omzumda onlarca ‘yük’ varken zihnimi bu kadar taze hissediyorum. İlk kez bir şeyleri “kendim” için yapıyorum.

Biliyorum, evren beni dinliyor. Ben zihnimden ne geçirirsem onu önüme getiriyor.

Eğer bu yazıyı okuyor, kendini bir çıkmazda, belirsizlikte hissediyorsan sadece ‘öz’ünü dinle. Senden ne bekliyor? Ne yaparsan ona daha yakın olacaksın, onu daha iyi hissettireceksin?

Boşver çevrendekileri. Sen iyi de yapsan kötü de yapsan seni eleştiren birileri her zaman çevrende olacak. O yüzden bir kez olsun başkaları için değil, kendin için yaşa. Konfor alanını terk etmekten korkma.

Hikayeme ortak olmak istersen instagram hesabım: instagram.com/imgeincesoy

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.