Öz- Bakım

Kafam bir an bile durmuyor…

Minik bir itiraf: Her şeyin bu kadar hızlı tüketilmesinden o kadar yoruldum ki, bir şeyler üretmekten, sürekli bir şey sunmak zorundaymışım hissinden çok yoruldum. Duyguların, kelimelerin, insanların bu kadar hızlı tüketilip hızlıca harcandığını görmek bir süre sonra yavaşlamam gerektiğini bir kez daha hatırlattı.

 

Aslında bakarsan gündelik yaşamımda yeterince yavaş ve farkında bir yaşam sürdürüyorum. Fakat söz konusu buralar olunca durmak pek mümkün değilmiş gibi hissettiriyor.

 

Eskisi gibi canımın istediğinde kimin okuduğunu bilmeden uzun uzun yazmayı, dünyanın bambaşka bir yerinde yaşayan o kişiyle yeniden beklemedik anda ortak bir paydada buluşmayı özledim. Ve sanırım asıl mesele şu; daha fazla kendim olmayı özledim.

 

Aslında kendin olmak çok zorlu bir süreç. Üstelik senin yaşadığın güvensizlik hissinden birilerinin kar ettiği bir dönemde yaşıyorken; hem de bunu seni yetersizmiş gibi hissettiren, hep daha fazlasına ihtiyacın olduğunu bir de vaaz verir gibi iddia ediyorken. Oldukça zor.

 

Bu yüzdendir ki kusurların, çatlakların, saplantıların görünür olmaya başladığında bir ifşa duygusu sarıveriyor ruhunu. Halbuki var olmanın bambaşka tonları tüm bu yaşadıkların; başkalarının fark etmediğini fark ediş anı, var olma, gerçek olma, gerçek ben olma anı. Böyle anlarda hangi duygunun etkisi altında olursan ol kabul etmen gereken tek şey sahip olduğun ‘ben’. Biliyorsun, daha ileriye gitmek için hatalarla, yanlışlarla, iyi ve kötü halleriyle dolu o eski versiyonlarını kabul etmen gerekiyor.

 

Son günlerde pek çok konuda daha fazla düşündüğümü fark ettim. Bu fark edişlerin ardından kendimle gurur duydum. Bu, eski ben için pek de alışık olunacak bir duygu hali değildir zira…

 

Sanırım biraz daha büyüdüm. Büyümek önemli, büyümek kıymetli, büyümek kabul duygusuyla el ele… Daha önce kim olduğunu veya nasıl hissettiğini değiştiremezsin belki ama şimdiyi değişebilir ve şu an kim olduğun gerçeğiyle kucaklaşabilirsin. Yani demem o ki buralarda yıllardır tavsiyeler verirken benim de bugünlerde kendi tavsiyelerime kulak vermem gerekiyormuş meğer. ☺

 

Kendin olmaktan korkma. Eğer nasıl olacağını bilmiyorsan son günlerde kendimde uyguladığım birkaç hatırlatmayı senin için bırakıyorum.

Kim olduğunu, ne olduğunu, ne istediğini netleştirmek mi istiyorsun? Kafandaki her şeyi bir kağıda dök. Bu, zihninin içindeki karmaşayı daha net görmene fayda sağlayacak. Varmak istediğin noktaya gitmek için iyi bir başlangıç olacak.

Kimi zaman benim gibi kim olduğunu, neden var olduğunu, amaçlarını, sebeplerini sorguluyorsan yalnız olmadığını bil. Hissettiğin şeylerin var olmak için istediklerin olmadığını düşünüyorsan hiçbir şey için geç değil. Tutkularını, gittiğin yolu değiştirebilir, yepyeni yollar keşfedebilirsin.

Eğer bir şeylerin ters gittiğine inanıyorsan yarın sabah uyandığında sadece kendin ol. ‘Öz’üne kulak ver. Varlığını onurlandırmak için asla geç değil. Kendini sevmek, üzerinde çalışman gereken şeylerden biri. Bir sabah uyanıp birden kendini sevmiyorsun ya da bir gün uyanıp kendinden nefret etmiyorsun. Bu, kendine defalarca anlattıklarının toplu bir hikayesi. Sen kendine hangi sonla biten hikayeyi anlatacaksın?

Bu satırları yazarken, son günlerde loopa aldığım şarkı:

Bana Bunlarla Gel çatısı altında, ruhuma, zihnime, bedenime iyi gelenleri, sade ve basit yaşama dair tecrübelerimi yani hayatıma dokunan ne varsa onları paylaşıyor olacağım. Umarım sana da ilham olur. Kalp. https://www.instagram.com/imgeincesoy/