İngiltere'de Yaşamak

Dünyaya Yeniden Gelsem Yine Bu Hayatı Mı Yaşamak İsterdim?

Hayatımızın anlamını biz yaratmayız, onu keşfederiz.

der Sartre.

Benim hayatımın anlamı, var olma sebebim ne? Bu sorunun yanıtını alabilmek uzun zamanımı aldı. Pek çok şey deneyimledim, her gün kendimi keşfetmek için mücadele ettim, her gün “kendimin en iyi versiyonu nasıl olabilirim?” diye kendimi sorguladım.

Tam ‘işte bu!” dediğim zaman yine eksik parçaların olduğunu fark ettim.

Neden buradayım, evrende varoluş sebebim ne, ne yapmak bedenime, zihnime, ruhuma gerçekten iyi geliyor?

Birkaç ay öncesine kadar hayatımı tek kelimeyle özetlememi isteseler ‘risksiz’ derdim. Çok fazla hayal kuruyorum ama risk almak ne demek bilmiyorum.

‘Değersizlik’ hissettiğim en ağır duyguydu

30. yaşıma girmeme aylar kala, hayatımda ilk kez ‘RİSK’ aldım.

2019’un son aylarında İngiltere’ye taşınmaya karar verdim, 20 gün içinde evdeki tüm eşyaları sattık, attık, birilerine verdik. O 20 gün hep aynı şeyi sordum kendime “İmge, bu riski alabilecek misin, bu cesarete sahip misin?”

Sonra her ikileme düştüğümde yaptığım şeyi yaptım. Sahip olduklarım, sahip olamadıklarım ve sahip olmak istediklerimi listeledim.

Türkiye’de iyi şirketlerde edinilmiş 10 yıla aşkın bir iş tecrübesi, ailem, sosyal çevrem… liste benim için oldukça kısa sürdü ve uzatmaya çalıştıkça maddesel bir ihtiyaç listesine dönüşüverdi.

Sahip olamadığım ve olmak istediklerimi listelediğimde sanırım tek bir şeye üzüldüm. ‘Değersizlik’ hissettiğim en ağır duyguydu. Özellikle kariyer anlamında bir değerlendirme yaptım zira ailemden, yakın arkadaşlarımdan uzak olmak üzücü olsa da bu ‘kaybedeceğim, riskli’ler listesinde değildi, hele ki değersiz hissetme listesinde hiç değildi.

Sorun bende mi?

Son yıllarda giderek artan kadın cinayetleri, tecavüzler, saldırılar, ekonomik durumun giderek zorlaşması, kazanılan maaşlar, giderek düşen yaşam kaliten, mutsuz, umutsuz, şiddet yanlısı insanların bir virüs gibi hızla yayılmaya başlaması ve dahası…

İş hayatındaki belirsizlik ise bambaşka bir konuydu. Özellikle son birkaç yıldır kendimi o kadar değersiz hissediyordum ki, gerçekten aşkla yaptığım işten soğuyacak duruma geldiğimi gördüm. “Sorun bende mi?” diye sorgularken kendimi, hangi sektör olursa olsun insanların bahsettiği ortak dert aynıydı ‘kendimi ait hissetmiyorum, kendimi yeterince değerli hissetmiyorum, hayal ettiklerimi gerçekleştirebilecek bir gelecek ön göremiyorum”

Uçağa binme kararımı hızlandıran en büyük etkenlerdi bunlar. Hayal kurmak güzeldi ama benim artık konfor alanımı terk etmem gerekiyordu. Gün sonunda kaybedeceğim tek şeyin evimdeki iki koltuk, bir masa olduğunu anlayınca yola çıkma konusunda artık emindim. Çünkü ben artık hayatımın geri kalan zamanında her şey yolundaymış gibi davranmak istemiyordum!

Son duruma baktığımda iki seçenek vardı, ya olanı kabul edip, her şey yolundaymış gibi devam etmek ya da konfor alanını terk edip, hayal ettiğin yaşamı kurabilmek için yeni bir yola düşmek….

Sen dünyaya yeniden gelsen, yine bu hayatı mı yaşamak isterdin?

imge

Bana Bunlarla Gel çatısı altında, ruhuma, zihnime, bedenime iyi gelenleri, sade ve basit yaşama dair tecrübelerimi yani hayatıma dokunan ne varsa onları paylaşıyor olacağım. Umarım sana da ilham olur. Kalp. https://www.instagram.com/imgeincesoy/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.