Öz- Bakım

Corona Virüs: Tuvalet Kağıdı Stoklarken Virüsun Ruhunu Ele Geçirmesine İzin Vermek

Kabul edelim, kaygı, huzursuzluk, belirsizlik yaşamın bir parçası. Ancak son günlerde küresel bir salgın haline gelen, sosyal yaşamımızı ele geçiren Corona Virüs diğer adıyla COVID – 19 ile işler ruhsal anlamda da rayından çıkmış durumda.

Süreç devam ederken durumun daha da kötüleşeceği hissiyle duyguları kontrol altına almak daha da zorlaşıyor. ‘Hayatta kalma’ dürtüsüyle insanlar hiç olmadığı kadar telaşlı, huzursuz ve sıkışmış hissediyor. Beraberinde ise karmaşa, telaş, daha fazla tüketim eşliğinde kaos geliyor.

Korku filmlerini aratmayan, kontrolden çıkmış bir dünyada yaşarken hastalığa yakalanma kadar tehlikeli bir durum varsa o da hiç şüphesiz ruhlarımızı ele geçirmekte olan duygusal iltihaplanmalar eşliğinde sadece tuvalet kağıdı stoklarken, virüsun ruhları ele geçirmesine izin vermek.

Peki bu kaygı düzeyini nasıl yöneteceğiz?

“Sosyal medyada, gazetelerde, tvlerde he an yeni bir haber uyarısına maruz kalıyorken, bu süreci nasıl yöneteceğim? dersen yanıtı sandığından çok daha kolay; daha fazla öz farkındalık.

Her duygunun bedende kalma süresi sadece 90 saniye!

Nöroanatomist Dr. Jill Bolte Taylor’ın 90 saniye kuralına göre tecrübe ettiğimiz her duygunun ömrü sadece 90 saniye!

Yani bu demek oluyor ki; yaşadığın kaygı, husursuzluk, öfke, korku… Sahip olduğun o duygu her neyse, içinde beslemediğin,köpürtmediğin, serbest bırakıp gitmesine izin verdiğin sürece bilimsel olarak sade 90 saniye seninle kalıyor.

Ben 90 saniye kuralını öğrendiğimden beri beni aşağı çeken hiçbir hissin yaşamımda uzun soluklu kalmasına izin vermiyorum. Duygularının yükseltiğini hissettiğinde ona bağlı kalmazsan, yok olup gittiğini hissedebilirsin. O duyguda kalıp seni ele geçirmesine izin vermek yerine serbest bırakarak bu duyguları yaşamana sebep olan tetikleyicileri daha kolay fark edebilir ve bir sonraki duygusal karşılaşmada daha kolay mücadele edebilirsin.

Peki bunun virüsle ne ilgisi var?

Her zaman altını çizerek söylediğim bir şey var; hayat kontrol edebildiklerin ve kontrol edemediklerinden oluşuyor. Sadece kontrol edemediklerine odaklanarak yaşamaya başladığında (korona virüsü bunlardan sadece bir tanesi) ise duygusal çöküş beraberinde geliyor. Yani bu sürede öz farkındalığını artırırken kontrol edemediklerine değil, kontrol edebildiklerine odaklanman gerekiyor. Olanı kabul edip, bu süre içerisinde bireysel olarak neleri, nasıl iyileştirebileceğini bulman gerekiyor. Yaşadığın süreci, bunun geçici bir durum olduğunu kabul et ve bu duygunun seni ele geçirmesine izin vermeden serbest bırak.

Etrafımda herkes koronıvirüsü COVID-19 hakkında konuşurken ben ne yapacağım?

  • Virüs hakkında Gerçekten ‘uzman’ olanların bilgilerine kulak ver. (World Health Organisation)
  • Kaynağı olmayan bilgilere güvenme.
  • Kişisel hijyenine dikkat et.
  • Yaşamında neleri kontrol edebileceğine, düşüncene, yaşam alanına, vücudunun ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağına odaklan.
  • Ruhunu sıkışmış hissettiğinde meditasyon yapmak için kendine zaman ayır ve ruhunu şifalandır.
  • Nefes egzersizlerinden faydalan. Stresle, kaygı ve huzursuzlukla mücadelenin en iyi arkadaşı hiç şüphesiz nefes egzersizleri. Nefes egzersizleri sayesinde stresi azaltabilir, seni korkutan düşünce ve durumlardan uzaklaşabilirsin.

Nefes egzersizi nasıl yapılır?

Burnundan yavaş ve derin bir nefes al. “bana hizmet etmeyen duygu ve düşünceleri serbest bırakıyorum” diyerek nefesini ver. Bu egzersizi 5 ile 10 dakika kadar uygulamaya çalış.

Ve lütfen tuvalet kağıdı stoklamayı bırak.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.